Prof. Dr. Ethem Güneren
  • Anasayfa
  • Hakkımda
    • Hakkımda
    • Uzmanlıklarım
    • Hasta Resimleri Hakkında
  • Kitaplarım
  • Bilimsel
    • Estetik Cerrahi
    • Doku Mühendisliği
    • Dudak-Damak Yarık
    • Mikro Cerrahi
    • Onkoloji
    • Rekonstrüktif
    • Yara-Yanık
  • Blog
    • Duyurular
    • Tüm Yazılar
  • Satın Al
  • İletişim

Prof. Dr. Ethem Güneren

Estetik Cerrahi 2026

       Estetik cerrahi amacıyla başvuran danışanların büyük çoğunluğu, uygulanacak işlemin dışarıdan fark edilmemesini ister. Oysa çoğu zaman asıl beklenti, görünmeyenin aslında görünür hale gelmesidir. Hiçbir şey yapılmamış gibi görünmek mutlak anlamda mümkün olmasa da aşırıya kaçılmadığında ortaya çıkan sonuç zarafetin en üst düzey ifadesidir.

       Estetik cerrahi pratiğinde yeni ufuklar; “görünmez olan görünürdür” felsefesi üzerine inşa ediliyor. Geleneksel dolgu uygulamaları yerini otolog ve biyo-mühendislik ürünü yağ transferlerine ve rejeneratif tıp teknolojilerine bırakıyor. Yüz gençleştirmede derin tabaka yüz/boyun germe teknikleri tercih ediliyor. Amaç; akıllı iyileşme protokolleri ve rafine edilmiş non-invaziv teknolojilerle, hastalara sadece kısa vadeli değil, uzun vadeli ve tamamen doğal sonuçlar sunmak.

       İyileşme süreci artık pasif bir bekleyiş değil. Modern teknoloji ile cerrahi sonrası süreç hızlandırılıyor. Bu kapsamda; hiperbarik oksijen tedavisi dokuları oksijene doyurarak iyileşmeyi hızlandırır, fotobiyomodülasyon (LED) mitokondriyal düzeyde inflamasyonu azaltır ve karboksiterapi maskeleri mikrodolaşımı ve cilt oksijenlenmesini artırarak iyileşme süresini önemli ölçüde kısaltır.

       Her ne kadar gelişen yüksek teknoloji yapay dolgularda çığır açsa da sentetik jellerden uzaklaşılıyor. Hedef; ister otolog (kişinin kendi) yağ dokusu ister biyo-mühendislik ürünü (antijenite problemi çözülmüş) yağ hücreleriyle olsun; yapay dolguların yerini vücut anatomisiyle bütünleşen canlı dokuların almasıyla; yer değiştirme, sertlik, yabancı cisim reaksiyonu ve doğallık kaybı gibi bazı sorunları ortadan kaldırmak ya da azaltmaktır.

       Rejeneratif (yenileyici) tıpta amaç yaşlanmayı maskelemek değildir. Yeni hedef biyostimülasyondur (biyolojik uyarı). Eksozomlar, polinükleotidler ve PDGF (trombosit kaynaklı büyüme faktörü) gibi moleküler teknolojiler deri dokusuna kendi kendini onarmayı “öğretir”. Bu katkılar yaşlanmayı gizlemek yerine, hücresel düzeyde belirtilerini azaltarak daha doğal biyolojik sonuçlar elde etmeye yardımcı olur.

       Yüz germe ameliyatlarında sadece deri germe yerine deep plane (derin tabaka) yüz germe; SMAS tabakasının ve derin bağların yeniden konumlandırılmasıyla gerginlik hissi yaratmayan, doğal ve daha uzun süre kalıcı bir görünüm sağlar. Derin boyun germede ise platisma kasının altındaki yapılar hedeflenerek (submandibular bezler ve digastrik kaslar), yüzeysel işlemlerin ulaşamayacağı keskin bir çene hattı elde edilir. Bu tekniklerin otojen yağ grefti ile kombinasyonu, yüz gençleştirmede fark oluşturur.

       Estetik burun cerrahisinde koruyucu yaklaşımlar, meme büyütmede 4. nesil silikon protezler, liposakşında enerji cihazları kullanımı güncel standartlar arasındadır. “Annelik estetiği” kavramı klasikler arasına girmiştir.

       Dudak ve damak yarıkları onarımları fonksiyonel estetiğin sessiz mükemmelliğidir. Amaç yalnızca anatomik onarım değil; konuşma, beslenme, solunum ve yüz ifadesinin birlikte yeniden inşasıdır. İzleri gizlemekten çok anlamsızlaştırmaktır. Kas devamlılığının mikroskobik düzeyde yeniden sağlanması ve burun tabanının erken dönemde üç boyutlu şekillendirilmesiyle ikincil deformiteler azalır, revizyon ihtiyacı minimuma iner.

       Doğumsal damar anomalileri yalnızca estetik bir problem değildir; çoğu zaman bireyin sosyal ve psikolojik ağırlığını da taşır. Hedef, lezyonu agresif biçimde yok etmek değil; lazer teknolojilerindeki gelişmelerin desteğiyle biyolojik davranışını kontrol altına alarak görünen lezyondan görünmeyen yüke dönüştürmektir. Çünkü artık rekonstrüksiyonda da estetik algı vardır.

       Bu da estetik cerrahinin yalnızca güzelleştirme değil, normalleştirme sorumluluğu taşıdığını gösterir. Bu alanda estetik; simetri değil uyumdur. Gençlik değil doğallıktır. En başarılı cerrahi, fark edilmeyendir. Hasta aynaya baktığında ameliyatı değil, kendisini görüyorsa; hedefe ulaşılmıştır.


Aesthetic Surgery 2026

       The vast majority of clients seeking aesthetic surgery desire the procedure to remain undetectable. Yet, most often, the true expectation is for what is invisible to finally become visible. While appearing as if “nothing has been done” is not absolutely possible, the result achieved when excesses are avoided is the ultimate expression of elegance.

       New horizons in aesthetic surgery are built upon the philosophy: “The invisible is visible.” Traditional filler applications are giving way to autologous and bio-engineered fat transfers and regenerative medicine technologies. In facial rejuvenation, deep-plane face and neck lift techniques are preferred. The goal is to provide not only short-term but long-term and entirely natural results through smart recovery protocols and refined non-invasive technologies.

       The healing process is no longer a passive wait; modern technology accelerates the post-surgical period. In this context: Hyperbaric Oxygen Therapy accelerates healing by saturating tissues with oxygen; Photobiomodulation (LED) reduces inflammation at the mitochondrial level; and Carboxytherapy masks shorten recovery time by increasing microcirculation and skin oxygenation.

       Despite breakthroughs in high-tech synthetic fillers, there is a shift away from synthetic gels. Whether through autologous fat tissue or bio-engineered fat cells (with resolved antigenicity issues), the objective is to replace artificial fillers with living tissues that integrate with the body’s anatomy—reducing migration, hardness, foreign body reactions, and loss of naturalness.

       In regenerative medicine, the goal is not to mask aging, but biostimulation. Molecular technologies such as exosomes, polynucleotides, and PDGF teach the skin tissue to repair itself. Instead of hiding aging, these approaches help achieve more natural biological results by reducing signs at the cellular level.

       In facelift surgeries, Deep Plane Facelift—repositioning the SMAS layer and deep ligaments—achieves a natural, longer-lasting appearance without a “pulled” sensation. Similarly, Deep Neck Lift targets structures beneath the platysma muscle to create a sharp jawline. When combined with autogenous fat grafting, these techniques create a distinct difference in facial rejuvenation.

       Preservation approaches in rhinoplasty, 4th generation silicone prostheses in breast augmentation, and energy-based devices in liposuction have taken their place among current standards. The concept of “Mommy Makeover” has now become a classic.

       Cleft lip and palate repairs represent the “silent perfection” of functional aesthetics. The aim is not merely anatomical repair, but the reconstruction of speech, nutrition, respiration, and facial expression together. By restoring muscle continuity at a microscopic level and early 3D shaping of the nasal base, secondary deformities are reduced and revision needs are minimized.

       Congenital vascular anomalies are not just an aesthetic problem; they often carry a social and psychological burden. The goal is not aggressive destruction, but controlling biological behavior with laser advances—transforming a visible lesion into an invisible burden. Reconstruction now carries aesthetic perception as well.

       This demonstrates that aesthetic surgery bears the responsibility of normalization, not just beautification. In this field, aesthetics is not symmetry, but harmony; not youth, but naturalness. The most successful surgery is the one that goes unnoticed. If the patient sees themselves in the mirror rather than the surgery, the goal has been achieved.

Prof. Dr. Ethem Güneren

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı
El Cerrahisi Uzmanı
Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi Uzmanı

© Tüm Hakları Saklıdır.

Menü

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
  • Blog
  • İletişim

Bağlantılar

  • Yeryüzü Doktorları
  • Türk Tabipleri Birliği
  • Bezmialem Vakıf Üniversitesi
  • Türk Plastik Cerrahi Derneği

Sosyal Medya

Beni Takip Edin